Denizsiz ve kumsuz, sakin bir tatil geçirmek ister misiniz?

0
348 views

Bursa, Bolu ve Sakarya’nın yeşilinin bağrında, denizsiz ve kumsuz, sakin bir tatil geçirmek ister misiniz?

Değerli okuyucularım, Ramazan ayı derken arkasından şeker bayramı  tatili  ve Temmuz ayı kapımıza dayandı  sıcaklar fena halde  geldi, tatil planları yapıldı,  yapılmakta, Aydın Avcı yazı serisine devam ediyor kısa tatiller, kısa  kaçamaklar, denizden  uzak alternatif rotanın başlangıç noktası olarak  İznik Gölü’nü seçtim.

Eski adı Nikaia olan İznik, gerek Selçuklu, Bizans gerekse Osmanlı döneminde önemli bir kentti. Burada görülecek  ve gezilecek  çok yer olduğu için hızlı  davranmak  zorundasınız, çünkü küçük kaçamaklar yapmaktasınız, rotamız bir hayli uzun. Önce ortasında Hristiyanlık aleminde çok önemli kararların alındığı Ayasofya Kilisesi’ni gezmenizi öneririm. Tabi buraları gezerken kokartlı rehber ile  gezilirse  tadına  varılmaz, hele birazda tarihi ile ilginiz var ise.

Sonra sırası ile Hacı Özbek Camii,  Süleyman Paşa Medresesi, minaresi çinilerle kaplı olan Yeşil Cami, Nilüfer Hatun imareti, İznik Müzesi, surların antik  kapıları  görülebilir. Sonra direksiyonu Pamukova’ya doğru kırıp, Çerkesli, Mekece,Bayat, Kozan, Bozören, köylerini  geçip, Adapazarı’nın Geyve ilçesine varacak, buradan Taraklı istikametine sapacaksınız. Kah ovada, kah tepelerden, kah kiraz ormanlarından geçen düzgün otoyol sizi güzel görüntülerin içinden aşırıp bir eski Osmanlı kasabası olan Taraklı’ya  götürecek.

Eski  ahşap evlerin arasında dolaşırken kendinizi zaman tünelinden geriye gitmiş gibi hissedeceksiniz. Taraklı’dan sonraki durak Göynük var. ” Türbeler Diyarı” olarak da bilinen  Göynük, eski bir Osmanlı yerleşimi. Fatih Sultan Mehmet Han’ın hocası Akşemseddin’in türbesi burada. Bazıları onarılmış, bazıları yılların insafına bırakılmış eski evler Göynük’ün süsleri. İlçenin zirvesinde ise Zafer Kulesi yer alıyor. İlçede dolaştıktan sonra biraz ilerideki Sünnet Gölü’nün kıyısında yorgunluk atabilirsiniz. Daha sonra Hacımusalar, Çavuşderesi  üstünden Mudurnu’ya varacaksınız. Burası da eski bir yerleşim, çay kıyısına sıralanmış  yorgun Mudurnu evleri, size buradaki geçmiş yaşamlar hakkında  önemli ipuçları sunacak. Mudurnu’dan sonra Nallıhan’a yöneleceksiniz. Trafiği az, yeşilliği fazla olan bu yol sizi önce Nallı’han’dan geçirecek, sonra Sarıyar Barajı’nın  kıyısına  getirecek.  Burada Kuş Cenneti’nde değişik türden kuşları izleme fırsatını bulabilirsiniz. İsterseniz  geziyi  burada noktalayabilirsiniz. Eğer devam etmeye niyetlenirseniz, bir sonraki durağınızın Beypazarı olacağını söyleyebilirim.

Buraları gezerken, Bursa’nın meşhur İskender Kebabı, İznik Gölü’nün kıyısındaki lokantalarda, gölde veya Sakarya Nehri’nden tutulan sazan tavanın veya yayın şişin tadını kolay kolay unutamayacaksınız. Göynük’te Sünnet Gölü’nün kıyısındaki tesislerde, keşli cevizli ev eriştesi, süzme yoğurt ve kızılcık tarhanası yemenizi öneririm .Ayrıca tarhana, keş  ve erişte almayı da ihmal etmeyin. Mudurnu’nun Saray helvasının çok lezzetli olduğunu aklınızdan  çıkarmayın. Eşe dosta hediye etmek için bagaja bir kaç kutu koymakta yarar var derim…

Ben Aydın Avcı’dan bu haftalıkta bu kadar. Siz değerli okuyucularıma deniz ve kum olmadan bu sıcaklarda değişik ve güzel bir tatil rotası sunmak istedim. Umarım imkanlarınız dahilin de buraları görüp daha sonra benimle paylaşırsınız. Bir sonra ki yazımda buluşana dek herkese iyi haftalar ve hayırlı işler diliyorum. Hoşça Kalın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here