“Tales Matematik Müzesi” Kentin Kaderini Değiştirecek

0
2.787 views

Bazı markalar bazı kentlerin kaderini değiştiriyor.

Örneğin; İsveç’te yaklaşık 7.000 kişilik küçük nüfuslu bir kentte bir kentte bir yerleşim merkezi olan Atvidaberg’de üretim yapan hesap makinesi Facit 1970 yılına geldiğinde dünya üzerinde 14.000 çalışanı olan bir dünya markası haline gelmiş. Facit Advidaberg’in kaderini değiştirmiş. Yine Almanya’nın bugün dahi nüfusu 64.000 olan Fulda kentinde 1900 lü yıllarda üretime başlayan Fulda Lastikleri bir dünya devi haline gelirken, bulunduğu kentin kaderini değiştirmiştir. Bi de durum bundan pek farksız değildir. Atatürk döneminde bizzat, Atatürk’ün dev projesi olan, sadece üretim yapan değil, aynı zamanda AR-GE çalışmalarının yapıldığı bir laboratuar, eğitim verilen bir okul, her türlü sanat ve spor imkânlarıyla donatılan dünyaya “sosyal fabrika” kavramını kazandıran 1937 de açılan Nazilli Basma Fabrikası bir kentin kaderini değiştirmiştir. Yine rahmetli hemşerimizin dönemin başbakanı Adnan Menderes’in girişimiyle 1954 de inşa edilen aydın tekstil fabrikası bir kentin, kentimizin kaderini değiştirmiştir.

Ancak Modernizm sonrası olarak tarif edilen içinde yaşadığımız dönemi de kapsayan Post-Modernizm de üretim-tüketim biçimleri değişmiştir. Geçtiğimiz dönemin üretim biçimi olan yürüyen bant modeli olarak açıklanan Fordist Üretim Biçimi yerine esnek üretime bırakmıştır. Tüketici davranışları da sürecin sosyolojisine uygun olarak değişmiştir. Post-Modern süreçte marka yaratma, enformasyon ve bilgiyi kullanabilme becerileri daha da bir önem kazanmıştır. Fransız sosyolog Pierre Bourdio sermaye biçimlerini açıklarken ekonomik sermayenin dışında toplumun yıllarca biriktirdiği birikimlerden ve değerlerden oluşan kültürel sermayeye de dikkat çekmiştir.

Entelektüel sermaye isimli bir kitap yazan dünyaca ünlü Fortune dergisinin köşe yazarı Thomas Stewart  “kısıtlı ülkelerin hiçbir zaman olmadığı kadar çok fırsat yakalayabileceği bir dönemdeyiz. Enformasyon ve bilgi günümüzün en terme nükleer silahlarıdır. “ demiştir.

İşte Başak Koleji’nin son dönemde gerçekleştirdikleri, Thomas Stewart,  Pierre  Bourdio ispatlar nitelikte. Kentimizin unutulan mirası matematiğe bilim değerini kazandıran hemşerimiz Tales’i kültürel sermaye olarak alıp 27 yıllık bilgi birikimiyle yani entelektüel sermayesi ile birleştiren Başak Koleji kurduğu Tales Matematik müzesi ile bu güne kadar 100.000 ziyaretçinin geldiği tüm ülkenin tüm Türkiye’nin gıptayla baktığı bir merkez haline gelmiştir. Kültürel sermaye artı entelektüel sermaye işte çağımızın büyük denklemi…

Bence Tales Matematik Müzesinde aslında anlatılması gereken en büyük matematiksel denklem bu. Tales Matematik Müzesi şimdi alt markalarını oluşturuyor. Tüm ülkeye bilim ve matematik adına kitaplar ve eğitim materyalleri hazırlıyorlar. Tüm Türkiye’nin en gözde markalarından birine dikkatlice şahitlik edin, bu kentte yaşıyorsanız kazanarak şahitlik edin, benden söylemesi .

Bekleyin kazanarak göreceksiniz…

Ben Aydın Avcı’dan bu haftalıkta bu kadar. İmkanlar dahilinde büyük, küçük demeden Aydın Tales Matematik Müzesi’ni gezip, görmenizi ve yaşamanızı tavsiye ediyorum. Herkese iyi haftalar ve hayırlı işler diliyorum. Bir başka yazımda buluşana dek Hoşça Kalın

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here