HAYIRLI OLSUN…

0
100 views

Reklam arası bitti dizinin yeni bölümü başladı.

Ülkemiz 10 Temmuz sabahına, doksan beş yıldır idare edildiği parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen yepyeni bir idare şekli ile uyandı.

Bu sistem ile ilgili aylardır başta tv kanalları olmak üzere hemen her platformda tartışmalar izledik. Bir kesim tamamen karşı çıkarken, diğer bir kesim şiddetle savundular…

Savunanların en önde gelen argümanları hantal bürokrasinin daha hızlı yürüyeceği, Türkiye’nin şahlanacağı yönünde idi, diğer karşı çıkanlar ise bunun bir tek adam sistemi olacağını ve ülkeyi diktatörlüğe taşıyacağı endişelerini dile getirdiler.

Şimdi, konunun bu siyasi boyutu biz turizmcileri çok fazla ilgilendirmiyor.

Bu sistemi hep birlikte yaşayıp göreceğiz…

Ancak merak ettiğimiz yegâne konu, bu sistemde liyakat esasına dayalı bir bakanlar kurulu oluşturacağını dile getiren sayın Cumhurbaşkanı’nın kimi Turizm Bakanı olarak atayacağı idi.

Sayın Cumhurbaşkanının diğer bakanlık seçimlerinde “liyakat” konusuna ne kadar sadık kaldığını bilmiyoruz ama Cumhuriyet tarihinde Bahattin Yücel’den sonra, sektörün tam da içerisinden gelen birisini bu koltuğa oturtarak bu olguyu tam da on ikiden vurmuş olduğunu söyleyebiliriz.

Mehmet Ersoy.

Hatırladığım kadarıyla, 80’li yılların ortalarında Kadıköy Kızıltoprak’da bir binanın üçüncü katında yirmili yaşlardaki ikiz iki kardeşin, ETS adı altında kurup yürüttükleri ingoing yapan A gurubu seyahat acenteleri ile başlayan serüvenlerinin buraya geleceğini sanırım kimseler kestiremez idi.

Aynı kulvarda at koşturan nicelerinin yok olup gittikleri ingoing tur operatörlüğünde, bu ikiz kardeşin başarıları yadsınamaz.

Başarı trendi her geçen gün yükselmiş sektörde geçen dolu dolu otuz beş yılı düşünürsek liyakatse liyakat, burada bir sorun yok, eminim ki sektörün sorunlarını en iyi bilebilecek kişidir Mehmet Ersoy.

İyi bir otelcidir,

Otelcilerin bugüne kadar sürekli göz ardı edilmiş sorunlarını bilir,

Mesela insan odaklı konaklama sektörünün vazgeçilmez olgusu olan eğitilmiş işgücü ve eksik istihdama mahkûm edildiğini en iyi bilenlerdendir,

Bu konu ile ilgili konaklama sektöründe görev yapan mesleki ara elemanların %84.7 sinin eğitimsiz olduğu ve her yıl sektörün iki yüz binin üzerinde eksik istihdamla çalıştığını ve buna bağlı olarak yaşanan olumsuzlukları, otellerinde aldığı misafir geri bildirimleri ile en iyi yüzleşenlerden birisidir Mehmet Ersoy.

Turizm emekçilerinin, üst kademe yöneticilerinin, kısaca profesyonellerin yaşadıklarını, yatırımcı-profesyonel ilişkilerindeki uçurumun büyüklüğünü, mutsuz çalışanların sosyal ve psikolojik durumlarının sektörün başarısına nasıl etki ettiğini,

Yabancı tur operatörlerinin Ülke turizmimize bakış açılarını ve istedikleri gibi nasıl yönlendirebildiklerini,

Herşey dahil sistemin nasıl dejenere olduğunu ve uygulama alanlarını,

Turizm bölge ve merkezlerinin turizm yapılabilirlikten hızla uzaklaştırıldığını, planların uygulanabilirliklerinin yok edildiğini, Turizm mesleğinden gelmeyen yatırımcıların bilinçsiz yatırımları ile yatak arz ve talep dengesinin nasıl alt üst ettiklerini,

Altyapı sorunlarının büyüklüğünü,

Güvenli ülke olgusunu tekrar nasıl geri getirilebileceğini,

Ülkemizi sadece deniz güneş kum üçgeninde çevirirken her karış toprağının altından kültür ve tarih fışkıran, tüm medeniyetlere ve semavi dinlerin doğup yeşerdiği, son olarak insanlık tarihini 12 bin yıl geriye götüren ve tüm dünyada okutulan tarih kitaplarını değiştiren topraklara sahip olduğumuzun bilincinde olarak turizmi nasıl çeşitlendirebileceğini ve nasıl hemen harekete geçire bilinebileceğini,

Kısaca, turizm yapılabilirlik açısından Tanrının bahşettiği bu coğrafyayı iyi okuyup en kısa sürede 50 milyon turist, 100 milyar dolar turizm gelirine ulaştırabilmenin kodlarını iyi okuyabilecek ve başarabilecek birisidir Mehmet Ersoy.

Biz turizmcilerin her fırsatta koltuğu teslim edilecek kişinin sektörün içerisinden gelmesi noktasında dile getirdiğimiz ve neredeyse yıllardan beri yalvar yakar olduğumuz taleplerimizin yerine getirilmiş olması ile “Devlet baba hadi bakalım” dedi…

Yükü çok ağırdır,

Beklentimiz çok yüksektir,

Ya başaracak, ya başaracaktır.

Buradan çıkış yoktur,

Hadi bakalım Hayırlı olsun…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here