Otelcilikte Fiyatlandırma ve Strateji

0
38

Bildiğiniz gibi turizm sektörü son bir kaç yıldır önemli virajlardan dönüp 2018 yılına geldi. 2018 yılı biz turizmciler için umut yılı olarak adlandırılmıştı. 2018 yılı, rekorlar ya da yüksek gelirler beklemekten çok, geçmişi unutturacak ve geleceğe dönük yapılacak yatırım yılı olarak görülmekteydi.

Peki öyle oldu mu?

2018 yüksek sezonunun bu son günlerinde genel olarak yılı değerlendirecek olursak bu beklentiler hemen hemen karşılığını buldu diyebiliriz. Ancak bu beklentilerimizin bir bölümünde halen eksiklerimiz olduğu görülmektedir. Mesela geleceğe dönük yapılacak planlamalar ve stratejiler konusunda halen soru işaretleri mevcut. Bunu örneklendirmek gerekirse bugün halen otellerimiz 3-4 ay sonrasının fiyatlarını oluşturmakta zorlanıyorlar. Çünkü 2019 yılı ile ilgili öngörü 2018 yılı ile aynı olacağı yönünde.

Ekim ve Kasım ayları otelcilerimiz için gelecek yılın bütçe ayı olarak bilinmektedir. Bütçe yaparken önümüzdeki yılın dolulukları, ortalama fiyatları ve giderler öngörülüp buna göre bir plan oluşturulmaktadır. Ancak bütçe doğrultusunda bile halen 2019 Mart ayı ve sonrasında piyasaya fiyat çıkamayan otellerimiz var. İşte bu konu otelciliğin ve turizm piyasasının durumunu gözler önüne sermektedir.

Çoğumuzun bildiği gibi Online rezervasyon kanalları otellerimizden 365 gün sonrasına kadar fiyat ve müsaitlik ister. Yani acenteye 3-4 ay sonrasına liste fiyatı veremeyen otelin 365 gün sonrasına kadar Booking.com, Expedia, Agoda vs. gibi kanallarda fiyatları ve müsaitliği mevcut. Online kanallardaki bu fiyatlar da bir önceki yılın aynısı olup, dönem yaklaştığında komşu otelin fiyatına göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenledir ki otelciliğimiz planlama ve strateji konusunda sorunlar yaşamaktadır. Online kanallara fiyat ve müsaitlik verebilen ancak Acenteye ya da şirkete (yerli – yabancı) fiyat veremeyen otel nasıl olur da önünü görebilir?

Fiyatlandırma ve müsaitliğin sezonlara ya da aylara göre değil de yıllık bütçe doğrultusunda yapılması gerekmektedir. Yani her otelin acentelerde yıllık fiyatlarının olması gerekmektedir. Eğer fiyatımızı çıkarız ve diğer otellere göre yüksek ya da düşük fiyatta kalırız diyorsak bu durum doğru strateji yapamadığımızı gösterir.

Yukarıdaki bahsettiğimiz hususların doğurduğu bir başka ve önemli sorunlardan bir tanesi de doluluğun artmasına rağmen fiyatların artmaması olacaktır. Eğer otellerimizin fiyatlandırma politikası dönemsel hatta aylık olarak komşu otelinin fiyatına göre olursa doluluk artacaktır ancak ortalama fiyat (ADR) yükselmeyecektir. Doluluk artacaktır çünkü ülkemize ve bölgemize gelen turist sayısında önemli bir artış görülmektedir. Bu nedenle fiyat politikamızı otelimize göre değil de komuşumuza göre yaparsak kazanan başkaları olacaktır.

Bu konularda eminim ki herkesin görüşü benimle aynıdır. Ancak evdeki hesap ne yazık ki çarşıya uymuyor dediğinizi duyar gibiyim. İşte ne zaman bu düşünceye kapılmadan doğru strateji ve planlama yaparsak o zaman ürünümüzü gerçek değerinde satmış oluruz.

Sonuç olarak da hem firmamız hem de ülkemiz kazanmış olur.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here