Bolu’nun tarihi ilçesi Mudurnu denildiği zaman birçok kişinin aklına tavukçuluk gelse de ilçe, son yıllarda turizm ile de adından sıkça söz ettirmeye başladı.

Abant Gölü’ne sadece 17 km uzaklıkta bulunan Mudurnu’nun adının duyulmasını sağlayan ‘T’ si tavukçuluk gündemden düşmeye başlayınca başta Belediye Başkanı Mehmet İnegöl olmak üzere tüm ilçe halkı ikinci ‘T’ yi yani turizmi canlandırmak ve Mudurnu’nun turizmde hak ettiği yere gelmesi için canla başla çalışmaya başlamış durumda.

Osmanlı Devleti’nin ve Cumhuriyet’in kurulmasında çok özel ve önemli bir yeri olan, Tarihi Ahi Kenti Mudurnu adıyla 2015’te UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne giren, Cittaslow Mudurnu; 700 yıldır her Cuma aksatılmadan yapılan esnaf duası ve Ahilik geleneği ile, Ankara, İstanbul ve Eskişehir gibi büyük şehirlere ve başta Abant Gölü Tabiat Parkı’na olan yakınlığı ile gezginlerin, tarih ve doğa düşkünlerinin şimdiden uğrak noktası olmuş durumda.

Dünyanın birçok önemli şehrinde 200 yıllık binalar tarihi eser diye karşınıza çıkarken burada 600 yıllık yapılar çok sıradan gibi gözükebiliyor. Evliya Çelebi‘nin notlarında da yer verdiği Mudurnu, Cumhuriyet Tarihi için de çok önemli bir yere sahip. Bir dönemler Osmanlı’nın arka bahçesi olarak anılan ilçe, çok kişi tarafından bilinmese de Kurtuluş Savaşı sırasında iç isyanların bastırılmasında çok önemli bir rol oynamış. O sıralar Osmanlı’da aydınlar manda ihtimalini tartışırken 30 Mayıs 1919’da Mudurnu Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuş. Bölgede birçok ilçe Ankara’ya destek vermiyorken Mudurnu Ankara’yı I. Düzce İsyanı’ndan korumuş. 500 kişi 8-10 bin kişiye karşı direnmiş ve başkentin Ankara’dan Kayseri’ye taşınmasının önüne geçilmiş.

Mudurnu halkı, kasabaya gelen konuklarına selam vermeyi hiç ihmal etmiyor. Arastaya doğru ilerlediğiniz zaman ilçenin tarihi ve kültürel zenginlikleri birer birer selamlamaya başlıyor sizi. Eski Çarşı’nın dar sokaklarında gerçek bir hazine saklı. Mudurnu’nun tertemiz sokaklarında dolaşırken dört bir yanınızı adeta tarih sarıyor. İlçede 243 adet tescilli yapı bulunuyor. Tarihi konaklar restore edilerek turizme kazandırılmış durumda. Bu konaklarda kaldığınız zaman şehir ya da kıyı otellerinin ‘’Misafirimizsiniz’’ klasiğinin ne kadar yavan kaldığını anlıyorsunuz.

Bölgede ayrıca termal turizm yatırımları ve kaplıcalar da bulunuyor. Bu tesisler dünyanın birçok ülkesinden ziyaretçi akınına uğruyor.

Mudurnu’nun etnografya müzesi: Hacı Şakirler Konağı

İlçede bulunan konaklardan sadece bir tanesi Hacı Şakirler Konağı. 155 yıllık tarihe sahip. Konak, duvarları, ahşap zeminleri, gardırop içine gizlenmiş banyoları ile misafirlerini zamanda yolculuğa çıkarıyor. Konak kapı girişinden itibaren adeta etnografya müzesini çağrıştıracak şekilde karşılıyor sizi. İlçede yaşanan hayatın geçmişini size fısıldayan; ev aletlerinden oyalara, çalgılardan tarımda kullanılan objelere kadar pek çok parçayı sunuyor ziyaretçisine.

Çarşı içerisinde yer alan ve eski Hükümet Konağı olan bina ise şuan Pertev Naili Boratav Kültür Evi olarak kullanılıyor. İlçe merkezinde bulunan ve ücretsiz olarak gezebileceğiniz Pertev Naili Boratav Kültür Evi’nde sizi Nejdet Aksoy karşılıyor. Burada 400 yıllık tarihi eserlere dokunma, onları yakından inceleme ve bilgi alma fırsatınız var. Bu özelliği ile Kültür Evi’nin dünyada bir eşi daha yok.

Mudurnu eşsiz tarihi, doğası, kültürü ve misafirperverliği ile keşfedilmeyi bekliyor.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here