TURİZM MESLEK YASASI ŞART MI?

0
60

Turizm Dünyanın en zor meslekler sıralamasında birinci sıradadır …

İnsanın insana hizmet verdiği, meslek dallarının başında gelir…

Bu ülkede diplomanız yoksa, bir oda projesine bile imza atamazsınız, bir eczane açamazsınız, belgeniz yoksa marangozhane, berber, terzi dükkânı açamazsınız, ama paranız varsa otel açabilir başına oğlunuzu diğer departmanların başına da yeğeninizi, kuzeninizi ve / veya yandaki otelden ucuz bir maaşla transferler yapabilirsiniz.

Oysa ki Otelcilik farklı dinamiklere sahip metodolijisi, kendine has terminolojisi olan bir sektördür, yeğen le kuzenle yönetilecek bir meslek ise hiç değildir.

Hal böyle iken

Turizm varlıklarımız dünyadaki turizmden kazanç elde eden ülkelerin hepsinden çok ileri düzeyde olmasına rağmen pastadan aldığımız pay bunun tam tersi ise burada bir durup “Bu niçin böyle? Diye düşünmeliyiz.

Şimdi bu noktada rakip turizm ülkeleri bu noktada nasıl bir yol izliyorlar bakalım, örneğin Avrupalı otel sahibi sektörün en iyi ismini, fiyatına bakılmaksızın oteline Genel Müdür olarak alıyor. Hatta bu işlemi yatırım daha proje ve inşaat aşamasında iken gerçekleştiriyor, böylece yapının mimar turizmci iş birliği ile yükselmesini ileride işletme aşamasında doğabilecek olumsuzlukları en başından çözerek yatırım maliyetinin önemli ölçüde düşmesine ve işletmeye geçildiğinde ekstra yap bozlarla yatırım maliyetinin artmasına engel oluyor.

Bu sayede genel müdürün de çalışacağı alt kadrosunu ve ekip arkadaşlarını sektörde iyi yetişmiş kimselerden seçmesine olanak tanıyor.

Bu da sürdürülebilir turizm ve seyahat anlayışı çerçevesinde hizmet kalitesi ve geri dönüşü sağlıyor…

Bizde ise otel sahibi ucuz iş gücünün daima pahalı maliyeti doğurduğunun farkında olmadan milyonlarca dolar harcayarak yarattığı tesisi turizmden anlamayan oğluna, kızına, damadına, teslim edebiliyor…

Tesis imalat aşamasında iken, “en pahalı en iyidir” zihniyeti ile bazen de gereksiz yatırımlara para harcamaktan çekinmeyen yatırımcı iş işletme aşamasına geldiğinde birden cimrileşmeye başlayıp, Personelin yeteneğine, işi bilmesine, eğitimine değil de ucuz iş gücü olmasına bakarak bir anlamda sonun başlangıcına imza atıyor…

Bunu ne yazık ki turizm mesleğinin dinamiklerine sahip olmayan yatırımcıya anlatamıyorsunuz…

Bu gerçeği İspanyollar, Yunanlılar hatta Tunus ve Mısır dahi biliyor ama biz de tam tersi uygulanıyor…

Kalifiye turizmi bilen genel müdür, otelini nasıl pazarlayacağını, hangi stratejileri nerede ve ne zaman kullanacağını satış ve pazarlamanın yabancı aktörleri tur operatörlerinin taktiklerine vakıf olabildiği için ürününü daha pahalıya en azından gerektiği gibi pazarlayıp, doğal olarak yatırımın daha uygun bir sürede geri dönüşünü sağlayabiliyor…

Ayrıca daha kaliteli hizmetin detaylarını iyi sunabildiği için repeat misafir oranını her geçen yıl daha yükseklere taşıyabiliyor, dolayısıyla geliri artırıyor.

Tanrının bahşettiği olağanüstü bir coğrafyaya sahip, 10 bin kilometreye ulaşan sahil şeridimiz ile dünyada turizm yapılabilirlik açısından birinci sırada olan ülkemizde bence ilk çözülmesi gereken konu bu olmalıdır…

Kültür ve Turizm Bakanlığı Turizm İşletme Belgesi verirken mutlaka “otelini işletecek kim?” sorusunun cevabını almalıdır…

Bu konuda BOYD’un hazırlayıp Kültür ve Turizm Bakanlığına teslim ettiği; “Turizm Sektöründe Görev Yapan Tepe Yöneticilerin Nitelik Sorunları Ve Çözüm Önerileri” başlıklı projesi bu konuda önemli çözüm önerileri getirmektedir…

İşte bu nedenledir ki,

“TURİZM MESLEK YASASI” sektörün profesyonel kanaat önderlerinin bilgi ve tecrübelerinin dikkate alınacağı bir kurulun marifeti ile güncellenerek derhal çıkarılmalıdır.

Ve artık; Otelcilerin ve de Profesyonellerin mutlaka ayrı ayrı TURSAB modeli kanunla kurulmuş “MESLEK BİRLİKLERİ” oluşturmalarına olanak tanınmalıdır…

Sevgilerimle,

Serdar Karcılıoğlu /  baskan@boydbodrum.org.tr