KAZDAĞLARI’NIN GÖZ ARDI EDİLEN HAZİNESİ

0
15

Anadolu pek çok hazine barındırıyor. Bu hazinelerden biri de, mesela uçsuz bucaksız Kanada’da 147 tane varken, bizim ülkemizde 3000’den fazla olan endemik bitkiler. Üstelik bunların 79’u Kazdağları’nda. Yıllardan beri talan edilen, yurtdışına kaçırılan bu hazinemizi korumak için yapmamız gerekenler var.

Altın ve gümüş aralamaları nedeniyle gündemde olan Kazdağları’nın aslında bambaşka bir hazinesi var; hiç farkında olmadığımız bir değer: Biyolojik çeşitlilik.

Aslında biz, yani Anadolu topraklarında yaşayanlar, genel olarak bu hazineye, başkalarını kıskandıracak derecede sahibiz; 3000’den fazla bitki çeşidi, Anadolu dışında başka hiçbir yerde doğal olarak yetişmiyor. Mesela, dünyanın yüzölçümü bakımından ikinci büyük ülkesi Kanada’nın tamamında toplamda yalnızca 147 bitki Kanada’ya özgün. Oysa sadece, evet sadece Kazdağları’ndaki endemik bitki sayısı 79.

Özel koşullara ihtiyaç duyan ve sınırlı bölgelerde (bir ülke ya da ülke içerisinde bir yörede), doğal olarak yani yapay müdahaleler olmadan yetişen bitkilere endemik bitki deniyor. O bitkilerin yaşamak için ihtiyaç duyduğu yağış ve sıcaklık gibi özel koşulları yalnızca bu topraklar sağlayabiliyor.

Anadolu’nun olağanüstülüğü

Anadolu’nun bu olağanüstü biyolojik çeşitliliği, Akdeniz (Mediteran), Karadeniz (Öksin) ve İç Anadolu’yu (İran – Turan) birbirinden ayıran üç büyük iklim kuşağının kesişme noktasında bulunmasından kaynaklanıyor.

Büyük iklim kuşaklarının kesişme alanları da ortaya çıkan koşullar nedeniyle, “endemik” bitkilerin yetişmesine zemin hazırlıyor.

Anadolu’da endemik bitki zenginliğinin en yoğun olduğu alanlar da, “Anadolu çaprazı” olarak adlandırılan Kahramanmaraş – Gümüşhane hattı boyunca yükselen dağlık kesim, Karadeniz – İç Anadolu ve İç Anadolu – Akdeniz (Toros Dağları) geçiş bölgeleri ve Tuz Gölü çevresi olarak tanımlanıyor. Bu geçiş bölgelerinden en özel ve en zengin olanlarından biri de, Kazdağları.

Kazdağları’nın farkı ne? 

 

yazının devamını okumak için; www.fikirturu.com   tıklayınız…

Bu makale ilk kez www.fikirturu.com da yayınlanmıştır…