“KIRMIZI ALARM!”

0
231

Günlerden, 24 Kasım 2015 Salı idi…

Ekranlara bir “SON DAKİKA” flaşı ile, Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait Suhoy Su-24 tipi uçağının sınır ihlali nedeniyle Türk Jetleri tarafından düşürüldüğü haberi geçiyordu…

Ekranlara yansıyan bu bilgi 2016 turizm sezonunun satışlarının başladığı sektörün tam göbeğine bomba gibi düşmüştü…

Bu nedenle, Türkiye ile Rusya arasında yaşanacak kaçınılmaz gerginlik, o sezon için, 4,5 milyon üzeri Rus turist bekleyen turizm sektörü için;

Rus uçağını bir anda Rus ruletine çevirivermişti…

Nitekim Putin den Türkiye de bulunan tüm Rus turistlere eve dön, Rus acentelerine de kontratlarınızı askıya alın emri ve muhtemel bir çatışma olasılığı ile de diğer Avrupalı turistin yönlerini de başka ülkelere çevireceğinin işaretlerini vermişti.

Sektörün üzerine çöken derin sessizliğin hemen ardından turizmciler ardı ardına açıklamalar yapmaya ve beklenen çok önemli krizden hasarsız çıkmanın çareleri ile her zaman olduğu gibi kendi kendilerine ve el yordamı ile çareler üretmeye çalışıyorlardı…

Tabii tüm bu açıklamalarını da yüzlerini Ankara’ya, babalarına çevrilmiş şekilde yapıyorlardı…

Baba ise başka işlerle,

Rusya Devlet Başkanı tarafından ortaya bırakılan S&W 500 Magnum toplu tabancayı nasıl olur da masadan kaldırırım la uğraştıkları için oralı bile olmuyorlardı…

İşte tam bu süreçte, tüm yönetimimizle birlikte basın toplantısı yapmış ve yaşadığımız krizin derin olduğunu, bunun sonuçlarının sadece 2016’yı kaybetmekle kalmayacağı en az önümüzdeki üç yılı toparlayamayacağı mızı “Turizm, bir matematiktir!” Algoritması ile açıklamaya çalışmıştık.

Ben bu anonsu yaptığımda, salonda bulunan gazetecilerin yüz ifadelerindeki “turizmin matematikle ne ilgisi var” gibisinden gülümsemelerini şimdilerde de görür gibiyim…

Tekrar ve yine söylüyorum…

Turizm bir matematiktir…

Ve bu bir “KIRMIZI ALARM”dır…

Covid19 denilen bir belanın bundan sonra özellikle turizm sektöründe nelere mal olacağını anlatayım!

Bu bela, her geçen gün insanları tecride doğru sürüklüyor on binlerce insanın aç ve işsiz kalma tehlikesi derinleşiyor,

Tabii ki tüm iş alanları bu beladan etkilendikleri gibi dinamikleri ve de diğer sektörlere olan etkileşimi nedeniyle turizme vereceği hasarın çok daha derin olacağını da görmek kâhin olmamıza da ihtiyaç olmadığını göstermektedir.

Bakınız,

Bu belanın daha Çin’de ortaya çıkmadığı süreçte Tur operatörleri ve acenteler 2020 sezonu için Otellerle kontratlarını yaptılar…

Bunlar, büyük çoğunluğu sezonları ucu ucuna çıkarmaya odaklanmış sermaye yapıları güçlü olmayan konaklama sektörüne, max. 6 ay sürecek sezon hazırlıklarını yapmaları, kadrolarını kurmaları ve misafirlerine taahhüt edilen hizmeti vermelerine destek ve yardımcı olmak üzere nakit ve sezon içine yayılmış çeklerle ödemeler yaptılar…

Şüphesiz ki Corona19 virüsü, ilk olarak aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığında, başta (WHO) Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere hiç kimse bunun bir Pandemi’ye dönüşeceğini kestiremediler.

Ee hal böyle olunca Oteller de bu sıcak paralar ile gereken hazırlıkları için çatır çatır harcamalar yaptılar…

Yani paralar bir anlamda buharlaştı…

Peki bu paraları acenteler nereden bulup da verdiler?

Tabii ki özellikle yüzde kırklara ellilere ulaşan erken rezervasyon indiriminden faydalanmak üzere sezon rezervasyonlarını yapan insanlardan topladılar…

Sonra aradan geçen onca aya rağmen uyuyan WHO mart ayında Pandemi ilan etti mi?

Otellerin açılması önce Nisan sonuna, daha sonra mayıs sonuna ertelendi mi? Ertelendi!

Görünen o ki hiç açılamama tehlikesi de var mı?  Var!

Çin de hayatın normalleşme hazırlıklarının yaşadığı bu günlerde ikinci dalga ile karşı karşıya kalındığı haberleri ile virüs bitip hayatın normale döneceği varsayımı da bitince, turist psikolojisi bu yıl tatil sürecinin bittiğini ortaya çıkardı mı? Çıkardı!

Hal böyle olunca, İnsanların acentelere hücum edip rezervasyonlarının iptal edilerek paralarını geri istemeye başlamaları kaçınılmazdı, o da oldu!

Şimdi bu paraların büyük bölümünü otellere dağıtan acenteler ne yapıyorlar?

Tabii ki otellerden yaptıkları rezervasyonları iptal ederek verdiklerini geri istiyorlar.

Alabiliyorlar mı? Alamıyorlar! alamazlar!

Otellerde zaten, mart ayında sezon açmaya hazırlandığı günlerde Devletçe de ön görülemeyen ve gerekli önlemlerin alınmadığı bir Pandemi ilanı nedeniyle haklı olarak veremezler…

Artık tüm kesimlerce, böyle bir yedek akçeye hiçbir zaman sahip olamayan otelcinin verecek parasının zaten bulunmadığı gerçeğinin bilinerek hareket edilmesinin kaçınılmaz olacağı bir sürece savruldular…

Üstüne üstlük Otellerin mevcut kadrolarını zaten, çalışanlarını korumak, kollamak işten çıkarmamak için olağanüstü çabalar sarf ettikleri bir süreçte, sıfır hata ile yakalandıkları bu kaos için böyle bir geri ödemeye de zorlanmaların da doğru olmayacağını düşünüyorum…

Şimdi geriye dönüp baktığımızda;

Kredisini, faizini, yeni sezon için yaptığı renovasyonu için verdiği çekleri, çalışanlarının maaşı, sigortası vergisi, elektriği, yakıtı derken top yekûn çıkmaza girmiş,

Otelci zaten mağdur!

2020’yi kaybetmiş, 21’i ve hatta 22’yi de kaybetme tehlikesinde

Tatil programını alışık olduğu düzende yapan tatilci Mağdur!

Tatil organizasyonunu yapan ve de ortada kalan Acenteci Mağdur!

Geçmiş altı ayını işsiz geçirmiş tüm ümidini çalışarak para kazanacağı önündeki altı aya bağlamış tamda işe başlayacakken tüm ümitleri, idealleri yok olan ve de her gün mevcut işlerini kaybetmek korkusu ile yatağa giren turizm emekçileri mağdur!

Sezon hazırlıklarını tamamlayan;

Restoran ve eğlence sektörü esnafı,

Bunlara lojistiği sağlamak için paralarını mala bağlamış;

Manavı, kasabı, marketi, kâğıtçısı,

Turist rehberi,

Turist taşımacılığı yapan otobüsçüsü, minibüsçüsü, taksicisi…

Top yekûn turizmcisi ile turizm sektörü büyük bir çıkmazın içerisindedir…

Bu, önemsenmeyecek bir kenara itilecek hele ihmal edilecek bir olgu bir şaka hiç değildir…

Unutulmamalıdır ki vereceği zararları ve negatif etkileri tamir etmek, bugün yapılacaklardan çok daha fazla maliyetli olacaktır…

Çözüm mü?

Tek çözüm var o da Devlet Babadır!

Baba ne yapacak ise yapacak,

Eğer yoksa, Para mı bulacak? Para mı basacak!

Ne yapacaksa yapacak,

Bu ekonominin lokomotif sektörü ve ellinin üzerindeki etkileşim alanında olan diğer iş kollarının geleceği, çalışanlarının karınlarını tok tutmak, Ülke ekonomisinin lokomotifi olarak, kazanımlarının yok olup gitmelerini engellemek turizmin üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir sektör olduğunu kabul etmek,

“Alarmı” duymak Devlet Babanın sorumluluğundadır…

Hem bu arada Turizmcinin Ülkeye yıllardır kırk, elli milyar dolar yıllık döviz girdisi sağladığı gururla söylenmiyor muydu?

İşte tam da bu çerçevede,

Tüm bunları çözmek için ne kadar para yeterli olur biliyor musunuz?

Sektörün, yaklaşık son yirmi yıldır her yıl ülkeye kazandırdığı şu dolar cinsinden dövizin 2019 yılında anons edilen kısmıdır…

İnanın ihya eder…

Bir daha sesimiz de çıkmaz…

Turizmci, dürüsttür…

Sözünün eridir…

Matematiği iyi bilir…

Kafası rahatlamış turizmci bu süreci iyi değerlendirir, eksiklerini giderir,

Covid19 hayatımızdan çıktığı anda bunu kat be kat geri öder…

Kimsenin şüphesi olmasın…

Sevgilerimle,

Serdar Karcılıoğlu   /    baskan@boydbodrum.org.tr