Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında hazırlanan “Sağlıklı Turizm Sertifikasyon Programı”nı açıkladı.

CNN Türk’te Hakan Çelik’in sunduğu canlı yayınlanan “Hafta Sonu” programına katılan Ersoy, konuşmasının başında Anneler Günü’nü kutladı.

Anneler Günü’nü bir gün kutlamanın yetmeyeceğini belirten Ersoy, “Aslında, her gün kutlamak lazım. Bütün annelerimizin ellerinden öpüyorum. Bu yüce insanların hakkını fazlasıyla vermemiz gerekiyor.” dedi.

Bakan Ersoy daha sonra Bakanlığın öncülüğünde gerçekleştilen, 2020 yaz sezonundan itibaren geçerli olacak, tatilini Türkiye’de geçirecek Türk vatandaşları ve yabancı ziyaretçiler için ulaşımdan konaklamaya, tesis çalışanlarından yolcuların kendi sağlık durumuna uzanan geniş bir yelpazede alınacak tedbirleri kapsayan “Sağlıklı Turizm Sertifikasyonu” hakkında bilgi verdi.

Hazırlanan sertifika programıyla tüm ulaşım ve konaklama tesislerini, sağlıklı bir tatil için gerekli tüm önlemleri almaya teşvik edeceklerini, sertifikasyon belgelendirme prosedürünün “yolcu sağlığı ve güvenliği”, “çalışan sağlığı ve güvenliği”, “tesislerde alınan önlemler” ve “ulaşım araçlarında alınan önlemler” olmak üzere 4 ana başlıkta toplandığını aktaran Ersoy, “Birinci grupta hava yolları ve hava alanları var. Bunlara ait kendi içinde bir komisyon topladık. İkinci grupta oteller yani konaklama tesisleri ve restoranların yanı sıra müze, ören yerleri gibi gruplar var. Üçüncü grupta havalimanlarıyla, konaklama tesisleri arasında veya şehir içlerinde turizm taşımacılığı var. Bu da çok önemli bir konu. Dördüncü grupta da ziyaretçi dediğimiz yolcular var.” diye konuştu.

Belgelendirme prosedüründeki 4 grup için Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İçişleri Bakanlığından yetkililerle bir komisyon oluşturduklarını, Bilim Kurulu’ndan da bazı üyelerin görüşlerini alarak Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda bu çalışmayı başlattıklarını aktaran Ersoy, şöyle devam etti:

“Sadece konaklama ve restoranlarla ilgili olan kısmını söylüyorum, 132 maddelik bir kriter. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın internet sitesi tga.gov.tr de kriterler madde madde var. Bu kriterleri belirlerken esas aldığımız konu sosyal mesafe. Dünya genelinde şu anda kabul görmüş koronavirüsle ilgili sosyal mesafe bir buçuk metre. Restoranlarda masalar arasında bir buçuk metre var ama sandalyeler arasında da yani yan yana oturduğunuzda 60 santim kuralı var. İkinci konu, hijyen önlemlerinde alınmış ekstra önlemler var. Standart hijyen önlemleriyle devam etmiyoruz, ilave bazı hijyen önlemleri eklenmiş oluyor. Üçüncü kural personelinize pandemi eğitimi vermeniz gerekiyor. Bu eğitimi de sürdürülebilir ve sürekli yapmanız lazım. Dördüncü konu da bütün bu yapılanların düzenli bir şekilde denetlenip şeffaf bir şekilde erişilebiliyor olması lazım. Şeffaflık olmazsa olmaz. Yani misafirin, tüketicinin gözünde şüphe uyandıracak hiçbir şey olmaması lazım. Yani bu dörtlü kurgu üzerine yapılmış bir sertifikasyon, belgelendirme sistemi”

GENELGEYE UYMAK MECBURİ AMA SERTİFİKASYON ALMAK MECBURİ DEĞİL

Ersoy, hijyen anlamında bilinen firmaların Türkiye’nin yatak kapasitesinin yüzde seksenine hizmet verdiğini, bu hizmete yeni maddeleri de eklediklerini, böylece işletmelere mali açıdan bir yük olunmayacağını ifade etti.

Bu firmaların yaptığı uygulamaların da belgelendirme kuruluşu tarafından denetlenmesi gerektiğini belirten Ersoy, “Sertifika almayı mecbur tutmuyoruz ama salı günü genelgesini yayınlıyoruz. Genelgeye uymak mecburi ama sertifikasyon almak mecburi değil. Ama bunu önereceğiz. Türkiye genelinde yurt dışına satış yapan tur operatörlerine, online sitelere, hükümetlere ve seyahat acentesi birliklerine bu sertifikalar düzenli olarak gidecek.” dedi.

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sertifikaların kapılara asılacağını ve içlerinde birer karekod olacağına işaret ederek, karekod ile o firmanın denetim geçmişinin görülebileceğini söyledi.

Pazartesiden itibaren Dışişleri Bakanlığıyla başlattıkları çalışma kapsamında yolcu tedariği yapan ülkelerin tamamına bir niyet mektubu yollayacaklarını dile getiren Ersoy, şunları kaydetti:

“O ülkenin vatandaşına yurt dışı çıkışı izni verecek olan ilgili kurumların hepsine bu mektubu gönderiyoruz. Mektubun içeriğinde bu sertifikasyon detayları oluyor. İkinci olarak Türkiye’nin turizm illeri ve ilçelerindeki sağlık altyapımızın detaylarını yazdık. Yani turizm ilçe bazında hastane kapasitelerimiz, yoğun bakım yatak sayılarımız, ambulans sayılarımız gibi bilgiler yer alıyor. Bütün ülkelere pazartesi sabahı itibarıyla gönderiyoruz. Sonrasında da Dışişleri Bakanımızla beraber muhataplarımıza bir telefon diplomasisi başlatacağız. İlk etapta 70 ülke belirledik. Karşılıklı mutabakat sağlayarak, haziran ya da temmuzda hava trafiğini başlatacağız.”

Ağırlıklı turizm havalimanı olarak kullanılacak yerler ve sınır kapılarında Sağlık Bakanlığı tarafından test merkezleri oluşturulmaya başlandığının altını çizen Ersoy, test denetimlerinin haziran itibarıyla başlayacağına vurgu yaptı.

Ersoy, bu ay sonunda iç turizm hareketlerinin, haziran ayı içerisinde de Orta Avrupa ülkeleri, bazı Asya ülkeleri ile Avusturalya ve Yunanistan gibi uzak ve yakın ülkelerden turizm trafiğinin temmuz sonuna kadar aşamalı olarak açılacağını düşündüğünü ifade etti.

Kruvaziyer turizmin de temmuz, ağustos aylarında yeniden canlanabileceği değerlendirmesini yapan Ersoy, Galataport’un şu anda gemi alacak konumda olduğunu söyledi.

ASLA OLİMPOS’TA YANLIŞ BİR YAPILAŞMAYA İZİN VERMEM

Ersoy, konuşmasında Olimpos için imar planı konusuna da değinerek, şunları anlattı:

“Konu aslında 3,5 yıl öncesinin konusu. Benim bakanlığımdan önceki bir konu ve ben dosyasını isteyerek, çok detaylı bir şekilde incelettim. 1990’lı yıllardan itibaren Olimpos deresi çevresinde izinsiz ve plansız ahşap bungalov tarzı yapılaşmalar başlıyor ve hem iç hem de dış turizmde çok ilgi görüyor. Daha sonra bu yapılaşmalar kontrolsüz arttığı için 2017 yılında hem oranın yerel belediyesi hem de Olimpos Ören Yeri Kazı Başkanlığının önerisi üzerine bir arkeolojik sit irdelemesi, jeoradar taraması ve bir sondaj çalışmasına başlanıyor.”

Bakan Ersoy, bu çalışmaların sonucu olarak mevcut birinci, ikinci, üçüncü arkeolojik sit düzenlemesinin tekrar yapıldığını ve 2017’de bu düzenlemenin açıklandığını söyledi.

Düzenlemeden sonra birinci derecedeki 200 hektarlık koruma alanının 250 hektara çıkarıldığını, aynı zamanda ikinci derecedeki 24 hektarlık bir alanın da yani Olimpos deresinin de üçüncü derece sit alanına çevrildiğini aktaran Ersoy, şunları anlattı:

“Maalesef sosyal medyada benzeri platformlarda 614 hektarlık alanın tamamının arkeolojik sit derecesi düşürüldü gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Halbuki birinci derecedeki kıyı bandındaki koruma alanı 200 hektardan 250 hektar olarak alan genişletildi. Toplamda baktığınız zaman 614 hektarlık kısmın sadece yüzde 4’lük kısmı üçüncü derece arkeolojik sit alanı oluyor. Geri kalan alanın yüzde 96’lık kısmı aynen korunması gereken alan şeklinde korunuyor. Siz o sit alanını da üçüncü dereceye çevirdiğiniz zaman bir arkeolojik koruma planı yapmak zorundasınız ve bu plan dahilinde, planın dışında kalan alanlar ve planın içinde yeşil alan ve yol güzergahı olan alandaki binalar zaten yıkılacak. Aslında bu koruma planıyla orada yıkımın da önünü açıyoruz. Ben yine herkesin kafasının rahat olması için cuma günü bir talimat verdim ve orayı yeniden irdelemek için arkeoloji ekibi gönderdim. Daha önce yapılan 36 noktadaki sondaj çalışmasına ilaveten yine ek sondajlar yapılsın ve herkesin içi rahat olsun dedik. Ekipler bu hafta çalışmalara başlıyor. Ben de Antalyalıyım ve asla Olimpos’ta yanlış bir yapılaşmaya izin vermem.”

Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek’in iki farklı noktasına da ücretsiz halk plajları hazırlığı içerisinde olduklarını ve Çeşme Projesi’nin de 2023’te hayata geçirileceği belirten Ersoy, normal şartlarda her şey yolunda giderse 2021’de Türkiye’ye ziyaretçi sayısını 63 milyon olarak hedeflediklerini sözlerine ekledi.

ZORLUK YAŞAYAN ÖZEL TİYATROLARLA İLGİLİ PAKET

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, salgın sürecinde her sektörde olduğu gibi birçok zorluk yaşayan özel tiyatrolarla ilgili bir paket hazırladıklarını söyledi.

Özel tiyatroların bu yıl Bakanlığa olan taahhütlerini koronavirüs önlemleri sebebiyle gerçekleştiremediklerini fakat proje ödeneklerini almaya devam ettiklerini belirten Ersoy, paket kapsamında Özel Tiyatro Dijital Kütüphanesi Projesini başlatacaklarına işaret ederek, şunları anlattı:

“Bu dönemde onların oynayamadıkları tiyatroları arşivleyeceğiz. Onay verilenleri Bakanlığın YouTube hesabından yayınlayacağız. Oyunun büyüklüğü ve istihdam ettiği SGK’lı oyuncuyla orantılı şekilde destek ödemesi yapacağız. Dünyada birkaç örneği var ama biz ilk defa yapacağız. Başvuruları almaya ve tiyatroları bu konuda bilgilendirmeye başladık. 400’ün üzerinde özel tiyatronun başvurusu var. Bunların hepsinde 300 SGK’lı oyuncu var. Eğer bir kültür ekonomisi yaratmak istiyorsanız, bunu kayıtlı bir ekonomi haline getirmeniz lazım. Biz bütün sanatçıları güvence altına alsınlar istiyoruz ki, güvence altına aldıkları sanatçılarla orantılı teşvikler ve destekler verelim.”

BEYOĞLU KÜLTÜR YOLU PROJESİ

Ersoy, Beyoğlu Kültür Yolu Projesi ile de GalataPort’dan Taksim Meydanı’na kadar olan bölgenin farklı bir cazibe merkezi olacağına dikkati çekerek, şunları anlattı:

“Şöyle bir proje çalışması başlattık. Galata Kulesi’nin tapusu Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. Galata Kulesi’nin devir işlemlerini bekliyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef bizi biraz geciktirdi. Hukuki engellerin tamamını uyguladılar ama bütün engeller kalktı şu anda. Muhtemelen bir hafta içinde devir teslimi yapılacak. Öncelikli olarak Galata Kulesi’nde bir renovasyon yapacağız. Onun içinde biliyorsunuz kafeteryalar, restoranlar, mutfaklar, idari ofisler var. Bütün bunları çıkaracağız ve orayı Galata Kulesi’nin müzesi haline getireceğiz. Bununla ilgili hocalardan ve üniversiteden oluşan bir kurul oluşturduk. Proje çalışmasına başlattık. Birkaç ay içerisinde hayata geçirir, uygulamaya başlarız. Orada zaten kuleyle sınırlı değil, meydanda çok aykırı bir bina var biliyorsunuz. O binayı da kamulaştırıp yıkacağız. Orayı doğal akışında bir amfi tiyatro havasına getireceğiz. Meydan havasını tekrar kazandıracağız. O meydanda da Bakanlığımıza bağlı genel müdürlüklerin kültür aktivitelerini gerçekleştireceğiz.”

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nin restorasyonun da 7 Haziran’da tamamlanacağını aktaran Ersoy, “İçine bir tiyatro, bir sinema ve çok amaçlı bir salon yapıyoruz. Mevlevihane’yle birlikte sırt sırta. İkisi de kültür yolunun bir parçası olacak.” dedi.

Ersoy, Atlas Pasajı ve Atlas Sineması’nın olduğu binaya ise İstanbul Sinema Müzesi kuracaklarını dile getirerek, “İçerisindeki ikincisi sinema salonunu da restore ediyoruz. 470 civarında koltuk kapasitesi olacak. 1 Eylül’e kadar yetiştireceğiz ve artık sinema galalarını ve festivalleri burada yapacağız.” diye konuştu.

Bu yıl tamamlanması planlanan AKM binasının da koronavirüs sebebiyle gecikebileceğini söyleyen Bakan Ersoy, Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu Projesinin de bir sorun çıkmazsa 29 Ekim’de açılacağını kaydetti.

Kaynak: AA

PAYLAŞ
Önceki HaberAvrupa Ülkelerinin 2020 Tatil Rotaları Belli Oldu
Sonraki HaberKibele Çikolata Markası Oldu
Ezgi Akkaya
Ezgi Akkaya, Akademi Bodrum Turizm İşl. ve Dan. Ltd. Şti. bünyesinde; Uluslararası Otelciler Derneği iş birliğinde Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği resmi yayın kuruluşu TurizmGM.com da Haber Editörü olarak görev almaktadır.