Bugünden itibaren tüm yurt sathında normalleşiyoruz. En azından resmi çevreler öyle olacağını hesaplıyor. Peki “Normal”den kasıt ne? Bülent Ortaçgil’in sevdiğim bir şarkısıdır “Normal”. Bir hayli politik bir şarkıdır. “Normal yurdum insanın” kayıtsızlığına, vurdum duymazlığına bir isyandır. O zaman normalleşme, eski kayıtsızlığımıza, vurdumduymazlığımıza geri dönüşü mü ifade etmektedir? Bu denli büyük bir badireden sonra dünyanın, ülkenin, kentin, mahallenin, sokağın eski haline dönmesini beklemek akılcı değil. Gerçi akılcılığın çoklukla duygulara yenik düştüğü bir hakikat sonra evre yaşadık. Salgın ile mücadele ulusal ve uluslararası kurumları, bilgi ve uzmanlığı öne çıkardıkça hakikati diledikleri gibi eğip bükme meraklıları bir hayli zora girdi. Daha da girecekler anlaşılan.

Çin’in Wuhan kentinde başlayan salgının dünya ölçeğinde dönüştürcü etkilere yol açacağını öngörebilmek için kahin olmak gerek yok.  “Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak” duymaktan bıkkınlık geçirtecek kadar basmakalıp bir önerme artık. Bu ülkenin insanları 1999 Marmara depreminden beri hiç bir şeyin eskisi gibi kalamamasından müzdarip aslında. İki yıl sonra gelen 11 Eylül, eski dünyanın çivisini çıkardı. Normalleşme ya da yeni bir normalin ortaya çıkışı bir hayli zaman alacak. Bu karşın yakın vadede hiç bir şeyin aslında değişmediği yanılgısına düşmek de olası. Değişmek istemeyenler, salgının toplum, ekonomi ve siyaset üzerindeki dönüştürücü etkilerine bir süre daha direnecekler. ABD Başkanı Trump’ın ülkesini Dünya Sağlık Örgütü ile tüm ilişkilerini kesmesi bunun bir örneği aslında. COVID 19 küresel bir salgın. Ülkelerin tek başına mücadele etmeleri mümkün değil. Sınırları kapatmanın, insan hareketlerini tamamen engellemenin bile ülkeleri hastalıktan tamamen yalıtacağı şüpheli. Salgınla mücadele adına atılan adımlar küreselleşmenin nimetlerinin bir anda rafa kaldırılmasına neden oldu ama bu geçici bir duraklamadır. İçe kapanarak COVID19 sonrası dünyanın sınamaları ile baş edebileceğini düşünenleri büyük bir hayal kırıklığı bekliyor. Gelecekte sınırı aşan işbirliklerinin derinleşip yaygınlaştığı yeni bir dünya siyasi ve ekonomik düzeni bizi bekliyor. Bir türlü ad bulamayıp, Soğuk Savaş sonrası olarak nitelediğimiz bu dönem nihayet kapandı. COVID19 dünyasına adım attık. Dünyadaki ayak izimizin kısa süreliğine küçülmesinin bile yerküredeki diğer canlıların biraz rahat etmesine yol açtı. Umalım ki yeni dönemde dünyanın paydaşı olduğumuz düşüncesi, dünyaya hükmetme hırsımızın yerini alsın.

Prof. Dr. Serhat Güvenç