AirBnb Nereden Koşuyor?

0
4589

AirBnb, ilk olarak iki Amerikalı gencin evlerinin hazırladıkları bir odasını kiralamak amacıyla kurdukları bir proje olarak başlamış ve hızla dünyaya yayılmıştır.

Bu iki gencin başlattıkları proje, birçok ev sahibinin ilgisini çekmiş ve evinin bir bölümünü veya tamamının kiralama anlayışına ve kısıtlı da olsa bir otel odası konforu sunan son derece basitleştirilmiş, yiyecek içecek hizmeti ve personel istihdamı gerektirmeyen özelliği ile ev sahiplerine, ucuz konaklama imkânı tanıması nedeniyle de tatilciler için bir cazibe merkezine dönüşmüştür…

Bunun doğal sonucu olarak özellikle başta İtalya, olmak üzere tüm Avrupa ülkelerine yayılarak ev sahipleri ile kiracıları bir araya getiren bir platform olarak dünya turizm dolaşımında önemli bir yer edinmiştir.

Şimdi ilgili platformun uygulamasına girdiğinizde Ülkemizde de bu işin kayda değer ölçüde yaygınlaştığını görüyorsunuz,

Bu sitemin, başta Bodrum, olmak üzere tüm Güney Ege ve Akdeniz bölgesini içine alan Resort bölgelerde ve yine başta İstanbul olmak üzere diğer tüm büyük Anadolu kentlerinde hızla yaygınlaşmış olduğunu görüyoruz…

Şimdi konunun nereden koşuyor? bölümü burada hayat buluyor…

İlk bakışta bu sitemin yurt dışında uygulanış şekli ile bizde uygulanış şekli arasında önemli ölçüde bir fark göze çarpıyor…

Dünyada ve Avrupa ülkelerinde bu sistem üzerinden ev kiralayanların ülkelerindeki ilgili devlet kurumlarına kayıtlı ve ruhsatlı olarak bu işi opere ettiklerini ve turizm tesislerine uygulanan tüm yaptırımlardan haklarına düşeni ödemekle yükümlü olduklarını görüyoruz…

Bu sistemin bizde işleyişi ise “6010 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun” kapsamında değerlendiriliyor ve yapısı itibariyle tamamen bir turizm dolaşımına hizmet etmesine rağmen gerek vergilendirme biçimi gerekse belediye ve turizm bakanlığından belgeli konaklama tesisleri için uygulanan;

  • Konaklama Vergisi,
  • Konaklama cirosu üzerinden alınan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) katkı payı,
  • Gayrimenkul kiralama geliri üzerinden alınan Vergi oranı ile Konaklama tesislerinin ödemekle yükümlü oldukları Gelir ve/veya Kurumlar vergisi oranı arasındaki önemli ölçüdeki fark ve,
  • Turizm İşletme Belgeli tesis olmalarından kaynaklanan ve “yönetmeliklerle belirlenmiş” diğer birçok ağır yaptırımlar,

Son olarak; Pandemi nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde sertifikasyon zorunluluğuna tabi olmadan günlük, haftalık, aylık olarak kiralanabilen bu tesislerin nasıl bir haksız rekabet yaratabildiklerine bakılınca, bu sistemin nereye doğru koştuğunu masaya yatırılması gerektiği görebiliyorsunuz…

İlk bakışta çok masum bir organizasyon gibi gözükmesine ve Türkiye’deki yatak sayısının artırılması düşüncesinden hareketle özellikle resort bölgelerde yılın on beş, yirmi günü kullanılan ikinci konutların turizme kazandırılmaları üzerinde konuşulurken yine dejenere edilmiş ve turizm işletmeleri arasında sorun yaratmaya başlamış artık büyük kentlerde dev residence’ler girişte resepsiyon hizmeti vererek bu ortamı uygulama imkanını sonuna kadar kullanmaya başladılar,

Sektörün büyük balıkları, yatırım ve işletmeleri temsilen söz sahibi görülen birlik, dernek ve federasyonlar dururken, tespit ettikleri bu haksız rekabet ortamını dile getirmek yine sektörün yatırımcısını düşünen ve haklarını sonuna kadar savunma iç güdüsüne sahip profesyonel otel yöneticilerine düşmüş olması düşündürücüdür!

Şimdi buradan şu soruları soruyoruz?

Aynı haksız rekabet ve vergilendirme bahanesi üzerinden Booking.com’ un faaliyetlerini niye durdur dunuz?

Dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösteren UBER sistemini yine aynı gerekçeler ile niçin iptal ettiniz?

Dünyanın en güvenli ödeme sistemi PayPal niye kullanılamıyor?

Bir otelin yapım maliyeti ile işletim maliyetlerini göz önüne aldığınızda aynı boyutta yatak sayısına sahip bu tür yapıların bu sistem üzerinden hizmet veriyor olmalarına kayıtsız kalmanın hangi anlama geldiğini ve bu dev STK! ların niçin sus pus olduklarını kestirmekte zorlanıyoruz.

Bizler yatırımcılarımıza verdiğimiz bütçeler ile sorumlu olan ve ülkemize gelen kısıtlı sayıdaki turistin mevcut yataklara dağılımı noktasında haksız rekabet ortamlarından doğrudan etkilenen Profesyonel yöneticiler olarak;

AirBNB kesinlikle, kaldırılsın!  Demiyoruz.

Hatta bu sitemi dejenere etmemek ve farklı amaçlarla kullandırılmak suretiyle Ülke Turizm İmajımızı zedelememek kaydıyla sonuna kadar da destekliyoruz,

Uygulanacak sistem, otellerle eşit şartlarda ruhsatlandırılacak ve yine devletimizin otellere uyguladığı tüm extra yaptırımları maliyetlerine giydirmek suretiyle belirleyecekleri satış fiyatları ile karşımıza çıkacak bir AirBNB platformunun bizimle aynı kulvarda koşmasıdır.

Hepsi bu!

Sevgilerimle,

Serdar Karcılıoğlu   /   baskan@boydbodrum.org.tr