Covid-19’un Pik Yapması Tesadüf mü?

0

Her şey turizm ekonomisini harekete geçirmek çarkları döndürmek amacıyla hem sınırların açılmasının zorlanması hem de ülke içerisinde serbest dolaşıma izin verilmesi ile başlamıştı…

Birçok tıp otoritesi bunun normal olmadığını, Pandemi’nin başlangıcından itibaren başta İtalya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi tam bir izolasyona girmeden kontrollü sosyalleşmenin salgını tetikleyeceği ve sürecin çok uzayacağı noktasındaki tüm uyarılara kulak kapatıldı…

Mart ayı ile haziran ayı arasında kısıtlı bir izolasyon yaşayan başta bizim insanımız bu kısıtlamalar kaldırılır kaldırılmaz tatil yörelerine akın ettiler…

Türkiye konaklama sektörüne “Güvenli Turizm Belgesi” adı altında ve her fırsatta tüm dünya turizmcilerinin kıskanarak izledikleri ve taklit ettikleri vurgulanarak uygulanan kriterler ile otellerimizde covid-19 un kesinlikle bulaşmayacağı pompalandı.

Oysaki misafir ile sıcak temasta bulunan yeşil sahada bulunan bizlerin en başında bu kriterlerin uygulanabilirliğinin olmadığı daha elle tutulur gözle görülür ve ayakları yere basan otelciye bir miktar yatırım gerektirecek kriterler ve önlemlere ihtiyaç olduğu yönünde uyarılarımıza rağmen bu kez tribündeki kural koyucular kulaklarını kapadılar.

Süreç içerisinde bu kadar övünç dolu açıklamalar ile otelcilere dikte ettirilen bu kriterlerin yüzde 99’u uygulama imkânı bulamadı…

Tesislerde covid-19’a hassas insanlar ile bana bir şey olmazlılar arasında çıkan tartışmadan başka hiçbir işe yaramadı…

Şimdi bu noktada önemli bir tespit yapmak istiyorum…

Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama otellerin kapılarını açtıkları tarihten bugüne kadar konaklayan misafirler ile ilgili hiçbir covid-19 pozitif vakası oldu mu?

Hayır!

Ama tüm Resort bölge otellerimizde çalışan emekçilerimiz, personeller arasında hemen her otelde covid-19 pozitif patlaması yaşandı…

Şimdi aynı mekanları aynı ortamları kullanan hatta maske takma zorunluluğunu bire bir uygulayan personel covid-19 pozitif olurken hemen yanı başındaki misafirin bu meretle tanışmadığı mantıklı mıdır?

Bu misafirlerin vakaya yakalanmadıkları anlamına mı geliyor?

Ona da hayır!

Peki ne oldu?

Şöyle oldu!

Bulaşı alan misafir en fazla on gün tatilini tamamlayıp evine döndü, O aşamada semptom gösterdi ise evinde tespit istatistiklere de şehrinde evinde yazıldı…

Hele bu arada yurt dışından turist getireceğiz gelen turist sayısını yükselteceğiz ısrarı ile vakaların pik yaptığı bilinen başta Rusya’dan ve Ukrayna’dan gelen turistlerden PSR testi dahi istenilmemesi, bu insanların büyük bir bölümünün geçmişteki arkadaşlıkları nedeniyle başta personel ile olan yakınlaşmalarının bulaşın nerelerden nerelere ulaştığının hiç everilip çevrilmeden kabul edilmesi gereken bir olgudur.

Tekrar Ülkemize döner isek;

Süreci irdelediğimizde bu yıl en fazla tatile İstanbullular ve başta Bursa olmak üzere Anadolu şehirlerinden yoğun talep olduğu görülecektir.

Peki bu günlerde İstanbul’da, Bursa’da ve özellikle iç ve orta Anadolu’da Covid-19 un “ikinci pik noktasına” ulaşmış olmasının bir anlamı yok mu?

Covıd-19 un İstanbul ve Anadolu da Pik yapması tesadüf mü?

Peki salt ekonomik gerekçeler ile turizm sektörüne yönelik açılım ile,

Attığımız taş ürküttüğümüz kuşa değdi mi?

Ne yazık ki buna da hayır!

Bu arada Dünya Tabipler Birliği Başkanı Frank Ulrich Montgomery’ in aşı bulunsa bile yeterli doz ve personel olmadığı için, 2021 yazında da hayatın normale dönmesinin beklenmemesi gerektiği noktasındaki uyarılarını önemle dikkate alınması gerektiği ve artık kafamızı kumdan çıkararak sektörün gerçek sorunlarının masaya yatırılması, krizin doğru yönetilmesi, gerçekçi ciddi ve ayağı yere basan akılcı önlemler ile bir pazarlama stratejisi hazırlanarak uygulamaya alınması kaçınılmazdır…

Sevgilerimle,

Serdar Karcılıoğlu

baskan@boydbodrum.org.tr