Karadağ Cumhuriyeti 3 Haziran 2006 tarihinde Sırbistandan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Adriyatik kıyısında yer alan Karadağ Yugoslavya Cumhuriyeti döneminde en önemli tatil bölgesi konumu bugünlere kadar korumuştur. Son dönemde yatırımcılar bakımından popülaritesi gün geçtikçe artmaktadır. Avrupa birliği ile yürütülen müzakere süreci son fasıla üzerinde sürdürülmektedir. Karadağ’ın 2025 yılına kadar Avrupa birliğine katılması beklenmektedir.

Karadağ Cumhuriyetinin ana gelir kaynağı Turizm ve bağlı sektörler ile yakın geçmişte inşaat sektörü üzerinde yoğunlaşmıştır.

Peki Karadağ Cumhuriyeti ve Balkanları COVID nasıl etkilemiştir?

2019 yılı son günlerinde adını duymaya başladığımız COVID 19 salgını 2020 yılının ilk üç aylık döneminde bütün dünyada adını sıkça söz ettirmeye başlamıştır. Hastalık özellikle komşu ve çevre ülkelerin yanı sıra İtalya ve İspanya da ölüm sayılarının hızla yükseldiği günlerde Karadağ da sağlık sisteminde hazırlıklara başlamıştır.

2020 yılı, insanların alışkanlıkları hasta sayısında ilk üç ayda hızlı tırmanış gösterirken yetersiz sağlık sistemine karşın hükumetin yerinde önlemler almasıyla Nisan ayında yavaşlama, mayıs 2020 sonunda ise hızla “sıfır hasta” sayısına gerilemiştir. Karadağ Avrupa da ilk “Free Zone Country” ilan eden ülke olmuştur. Bunu gerçekleştirirken hepimizin şuan alışık olduğu sokağa çıkma yasağı, kafe ve restaurantların kapatılması, sosyal mesafe , maske , şehirlerin kapatılması (hafta sonları Cuma- Pazar ) dahil olmak üzere tüm tedbirler alındı. Bu dönem gerçekten çok iyi yönetilmiş olsa da Haziran ayı itibariyle gevşeme ve alışkanlıklara geri dönüş kötü sonuçları da beraberinde getirdi. Bahse konu ilk üç aylık dönemde Devletin, işletme ve çalışanlarına kısmi olsa da yardımları oldu. Belirlenen sektörlerde çalışanlar için gün / saat ile doğru orantılı olarak iki ay boyunca aylık EU 111.- yardım yapıldı. Haziran ayından itibaren ise bu uygulama kaldırıldı.

Her ne kadar Avrupa birliği seyahat serbestisi açıklamaları ile doğru orantılı olarak hareket etseler de sınırların tekrar turistlere açılması aynı ayın sonuna kadar bir süreç içerisinde devam etti. Sahil şeridinde yer alan şehirlerdeki oteller ve yiyecek içecek sektörü her krizde olduğu gibi ilk olarak eleman azaltma ve bir çoğunun açılmaması sonucu çok sayıda turizmci ise işsiz kaldı.

Karadağ da Cruise turizm’inin en önemli limanı Kotor gemilerin ziyaretlerinin iptal edilmesi sebebiyle tabiri yerinde ise hayalet şehire döndü. Kotor da hediyelik eşya ve deri giyim sektörünü elinde tutan Türk esnafın dükkanlarını sezon sonunu neredeyse beklemeden kapatmalarına neden oldu. Bu duruma alışık olmayan mülk sahipleri ile birçok anlaşmazlık yaşanamasına da sebep oldu.

2020 yılı Karadağ açısından seçim yılı olması COVID yanı sıra politik bir takım unsurların turizm üzerinde negatif etkiler oluşturmasına neden olmuştur. Ülkeyi 30 yıldır (Yugoslavya Cumhuriyeti döneminden beridir yönetimde olan siyasi parti başkanı) yönetmekte olan parti “Dini özgürlükler yasası” üzerinde yaptıkları değişiklik sebebiyle ülkede ki önce Ortodoxların ve ardından Sırbistan yanlılarının lobi faaliyetleri ile seçimi kaybetmelerine neden olmuştur.

Bu dönemde ülke sınırlarının Sırbistan ile kapalı kalması komşu ülkelerden PCR testi talepleri Kosova, Sırbistan ve Bosna Hersek’li turistlerin Arnavutluğu tercih etmelerinde önemli rol oynamıştır. Diğer taraftan Rus turistlerin en çok tercih ettiği destinasyon olan Karadağ ülkenin ilk etapta NATO ya üye olması sebebiyle yasaklı statüye alınmıştır.  Rusya’nın COVID sebebiyle ilan ettiği Ekim sonuna kadar seyahatlerin izin verilmemesi sonucu ziyaret sayıları hızla düşmüştür. Diğer taraftan Sn. Vladimir Putin’in karadeniz kıyılarının tatil bölgesi olarak ilan etmesi, yabancı ülkelere tur programı satın alan Rusların ödemiş oldukları ücretlerin iade edilmeyip bu bölgede harcanması izni verilmesi, ziyaretçi sayısını dramatik şekilde düşmesine ayrıca neden olmuştur.

Seçim sonucu yeni hükumetin belirlenmesi Sırp ve Ortodox Kilisesi ağırlıklı bir yönetimin 30 yıl aradan sonra seçilmesi ülkede geniş katılımlı kutlamalar sahne olmuştur. Kutlamalar esnasında yükselmekte olan COVID-19 sosyal mesafe ve maske uygulamasına riayet edilmemesi sonucu hasta sayılarının, birkaç kat artmasına neden olmuştur. Aynı günlerde Karadağ Ortodox ruhani liderinin korona sebebiyle ölmesi ülkede üzüntüye neden olmuştur. Cenaze törenine katılan ve katafalkını ziyaret eden on binlerce kişi törende cenazesinin bulunduğu cam mozoleyi öpmüştür. Törene katılan Sırp Orodox ruhani lideri de aynı virüsten etkilenerek iki hafta sonra hayatını kaybetmiştir.

Ağustos ve Eylül aylarında Sırbistan ve Bosna Hersek sınırlarının açılması ile beraber sınırlı sayıda uçuşla Alman ,Ukrayna ve Belaruslu turistlerin geldikleri gözlemlenmiştir. Bu hareketlilik COVID’in ikinci dalgasından ilkine oranla en çok etkilenen ülkelerden birisi konumuna ulaşmasına da neden olmuştur. Kasım ve aralık aylarında tekrar uygulanmaya başlayan ciddi tedbirler çerçevesinde her gün 22:00-05:00 arasında sokağa çıkma yasağı ile şehirler arası seyahat kısıtlamasına devam edilmektedir. Ülkede halen dini ritüellerine getirilen yasaklar halen devam etmektedir. Yasaklara uymayanlara ciddi para cezasının yanı sıra halk sağlığına zarar verme sebebiyle katı hapis cezaları uygulanmaktadır.

Karadağ bulunduğu konum göz önüne alındığında diğer ülkelere oranla ekonomisi güçlü sayılmamaktadır.Gelirlerinin çok büyük bir bölümü turizme bağlı ülkede Geçtiğimiz yıl bir önceki seneye oranla turizm girdileri %90 oranında düşmüştür. Ülke şu anda AB destekli kredi ve borçlar ile devamlılığını sağlamaktadır. Geçtiğimiz günlerde AB den 750 M euro’luk bir kredi onaylanmıştır. Ülkede İşçilerin yasalarda tazminat hakkı bulunmaması sebebiyle işsizlilik gün geçtikçe artmakta ,işletmeler kapanmaktadır.Henüz ülkenin aşılanma süreci mart 2021 olarak planlanmakta olup tercih edilecek aşı belirlenmediği söylenmektedir.

2021 yılında ise, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi otobüslerle seyahat eden çevre ülke vatandaşlarının sayısında veya garantili tur satışlarında belirsizlik sebebiyle çok büyük artışların olmayacağı görülmektedir. Bu durum ayrıca milli hava yolu Montenegro Airlines’ın uzun süredir devam eden zararı ve Avrupalı bir Low Cost Airline tarafında AB ye şikayetleri sonucu yeni hükumet tarafından daha fazla subvanse edilmeyerek tasfiyesine karar verilmiştir. Karadağ’a ziyaret edecek turist sayısını önümüzdeki yıl oldukça etkileyecektir. Ayrıca normale dönüş olması durumunda Tur operatörlerinin ülke fiyatları üzerinde belirleyici olmasına neden olacaktır. Yurdışından gelen turistler Sırbistan veya Türkiye üzerinden ulaşımlarını sağlamaktadır. Özellikle Rus turistler THY nin oluşturduğu paketleri tercih etmektedirler bu bağlamda İstanbul konaklamaları gidiş veya dönüş yönünde gerçekleşmektedir. Ülkemiz açısında bilinirlik ve uçan tek havayolu olması sebebiyle yarar sağlamaktadır.

Yeni hükumetin komşu iki ülke karayolu sınırına mobil test merkezi yerleştirecek olması ve öncelikli sektör ilan etmesi tüm dünyada olduğu gibi 2021 yılında % 15 büyümesi düşünülen sektörde pay sahibi olacağı anlamına gelmektedir.

Ayrıca inşaatı devam eden ve açılan özel projelerin yabancı yatırımcılar açısından finansının sağlanması toparlanma süreci sonunda daha ciddi bir oyuncu haline gelmesinde büyük rol oynayacaktır. Tivat ve Hersek Novi şehirlerinde yer alan Lüx projeler turistlere otel odasından daha fazla kişiye özel alanların yaratıldığı Apart otel imkanlarının sunması  sebebiyle tercih nedeni olacaktır. Ayrıca Ortadoğu ve Azeri yatırımcılarının devam eden projeleri, uluslar arası marka oteller ile işbirliği içerisinde tamamlanması halinde 2025 yılına doğru kendisini adından sıkça söz ettirecek konuma ulaşacaktır. Ülkede herşey dahil anlayışının sadece iki tail köyünde uygulanıyor olası tüm sektörlere eşit oranda fırsatlar yaratmaktadır.

Tüm bu öngörülere rağmen halkın halen geliri kira,mülk satışı ve turizme bağlı sektörler oluşturmaktadır. Ülkemizde olduğu gibi pembe tablolar halk tarafından konuşulmakta ve beklentiler bu yolda ilerlemektedir. Yerel yatırımcılarla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde bu tablo yerine gerçekçi rakkamlar belirtildiğinde halen beklentilerinin 2019 yılı olduğu anlaşılmaktadır.

Biz Türk turizmcileri 1992 yılında başladığım profesyonel hayatımda yaşamadığımız  kriz,terör ve hastalık felaketlerine rağmen çok fazla tecrübe edinmiş durumdayız.İnsanlık, teknolojinin son imkanlarını sunmasına rağmen sanal teknoloji yerine seyahat etmeye, motivasyon toplantıları yapmaya, kongrelere katılmaya, ve daha birçok farklı turizm hareketine devam edecektir. Hastalık etkilerinin geçmesi ve psikolojik olarak normalleşme ise bu sefer ne yazık ki uzun zaman alacaktır.

PAYLAŞ
Önceki Haberİktidar – Basın İlişkileri
Sonraki HaberUludağ da Beklenen Kar
TurizmGM
TurizmGM, Akademi Bodrum Turizm İşl. ve Dan. Ltd. Şti. bünyesinde; Uluslararası Otelciler Derneği iş birliğinde Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği resmi yayın kuruluşudur.